Cavid Erginsoy

Cavid Erginsoy

Hayatı

1924 senesinde dünyaya gözlerini açan ünlü profesör lise öğrenimini İstanbul’da tamamlamıştır. Galatasaray lisesini bitirdikten sonra Üniversite için İngiltere’ye giden ünlü kişi burada yükseköğrenimini tamamlamak için eğitim almıştır. Londra üniversitesinden mezun olan profesör eğitimini donanımlı okullarda sürdürmeye devam etmiştir. Bu okulda elektrik mühendisliği bölümünde okumuştur ve kendisi bu meslek üzerinden 6 sene sonra farklı şekilde isimlendirilmiştir. Çünkü bu okulda fen doktoru olarak anılmaya başlamıştır ve alanını bu yönde ilerletme imkanına sahip olmuştur. Burada olan eğitimini tamamlamış ve gerekli unvanlara sahip olduktan sonra yurda geri dönmüştür. Etibank’ta 4 sene boyunca çalışan ünlü kişi bu kurumda hizmet vermeye devam etmiştir. Orada çalıştığı esnada AEK bilimsel dayanışma kurulu başkan yardımcısı sıfatıyla çalışan ünlü kişi Türkiye’nin önde gelen kurumlarında yer almıştır.

Projelerini hazırladığı TR 1 Reaktörünün bazı hazırlıklarını gerçekleştirmiş ve ilk çalışmalara ortak olmuştur. Daha sonra öğretmen olarak bazı okullarda yer alan fen doktoru İstanbul teknik üniversitesinde ders vermeye başlamıştır. Bunun yanında Orta Doğu Teknik Üniversitesinde de görev alan fen doktoru sahip olduğu bilgileri öğrencilerine aktarmıştır. Reaktör bölümünde 3 – 4 sene çalışan ünlü kişi bunun için Avusturya’ya gitmiştir. Araştırmacı yönüyle dikkatleri üzerine çeken Cavid Erginsoy aynı zamanda BNL’de yer almıştır. Burada 5 sene görev alan ünlü kişi uzman niteliğinde bir araştırmacı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Orta doğu teknik üniversitesine tekrar giriş yapan ünlü profesör burada tekrar öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Çünkü bunun öncesinde 1967 senesinde ülkeye geri gelmiştir ve buradaki çalışma hayatına kaldığı yerden devam etme kararı almıştır. Daha sonra buranın dekanı olarak seçilmiştir ve onun başarılı kariyerine bir yenisi daha eklenmiştir. TÜBİTAK’ta yer alan üyeler arasına adını yazdıran profesör katı hal fiziği alanını odak noktası haline getirmiştir. Bu alanda çeşitli çalışmalar ortaya koyan ünlü kişi fizik alanında olan bilgisini bu alanda daha da ön plana çıkarmaktan geri kalmamıştır. Doktora çalışmasını da bu alanda yürütmüştür ve çeşitli projeler gerçekleştirerek fizikle alakalı pek çok bilgiye erişmiştir. Yarı iletkenler konusunu işleyen bu profesör eğitim hayatında bu çalışmasına da yer vermiştir. Pek çok öğrenciye ders veren ünlü kişi fizik alanında da onların hayatına dokunmayı başarmış başarılı bir öğretim üyesidir.

Çalışmaları

Kuantum mekaniği gibi pek çok konuda farklı çalışmalar ortaya koymuştur ve fizik alanında sahip olduğu derin bilgileri insanlara anlatmaktan geri durmamıştır. Kendisi pek çok konuyu içine alan araştırmalarıyla beraber katı hal fiziğinin alanını genişletmiştir. Bu konuyla alakalı farklı ayrıntıların ortaya çıkmasını sağlayan ve çeşitli yöntemleri ortaya koyan ünlü şahsiyet bu anlamda kanallaşma kuramı isimli bir kuram meydana getirmiştir. Bunun içerisinde yüklü parçacıkların kristal yapılardan geçişleri esnasında ortaya çıkardığı hareketler de yer almaktaydı. Ayrıca kuantum mekaniği ile alakalı bazı bilgiler ortaya koymuştur ve çalışmalarına bunlarla devam etmiştir. Yarı iletken maddelerin yük taşıyıcı olarak sahip olduğu maddelerinin yabancı atomlardan saçılmasını sağlayarak farklı kuramlar geliştirmiştir.

Türkiye’yi önemli bir alanda temsil eden ünlü profesör bu anlamda pek çok önemli kuruluş arasında kendisine yer edinmiştir. NATO bilim konseyinde üyeliği bulunan ünlü kişi bu anlamda dünyaca ünlü bir bilim insanı haline gelmiştir. Onun kültürel yaşamı dikkate alındığında  Fransız edebiyatını çok sevdiği de gözlerden kaçmamıştır. Bunun yanında edebiyatımızda pek çok sanatçının eserlerini takip eden ünlü kişi kitap okuma alışkanlığı olan bir insandı. Bu yönünü birçok öğretmeni de bilirdi ve kendisine bu açıdan ilgili sorumluluklar yüklemekten çekinmezlerdi. Şiiri çok seven ünlü kişi bu tarza olan ilgisini şiirler okuyarak ve ünlü kişilerin şiirlerinden faydalanarak belli ederdi. Bu türün yanında tiyatroya da çok ilgi duyan ünlü profesör fizik alanında olduğu gibi bu alanlara olan merakıyla da bilinirdi. Bunun yanında müzikle de iç içe olan fizik profesörü çok yönlü bir kişiliğe sahip olması nedeniyle yeniliklere daima açık bir insandı. Edebiyattan ve sanattan kopmayan ünlü kişi öğrencilik zamanlarından itibaren fizik dışında başka bölümlerle ilgilenmeyi de ihmal etmemiştir. Kendisi çalışkan ve azimli bir profesördür ki bu olumlu özellikleri onun bugün sahip olduğu unvana kavuşmasını sağlayarak günümüzdeki adını almasında etkili olmuştur.

Canan Dağdeviren Kimdir ?

Canan Dağdeviren

1985 yılınsa İstanbul’da dünyaya gelen Canan Dağdeviren’in annesi Adanalı, babası ise Sivaslıdır. Ailenin en büyük çocuğu olan Dağdeviren’in iki tane de erkek kardeşi vardır. Bilime olan ilgisi, henüz  5 yaşındayken  Fransız bilim kadını kimyager ve fizikçi Marie Curie’nin kitabını okumasıyla başlamıştır. Marie Curie ve eşi Pierre Curie’nin çalışmalarından ilham alır. Ortaokula kadar Kocaeli’nde okur ve 1999 depreminin ardından liseyi Adana’da bitirir. Başarılı bir lise eğitimden sonra, Hacettepe Üniversitesinde Fizik Mühendisliği’ni kazanır. 2007 yılında başarıyla üniversiteyi bitirir. Ardından Sabancı Üniversitesinde Malzeme Bilimi ve Mühendisliği üzerine yüksek lisans yapmaya başlar.

2009 yılında yüksek lisans eğitimini tamamlamasının ardından, Amerika’daki University of Illinois at Urbana-Champaign’de yine aynı alanda doktora eğitimine başlar. Bilim alanındaki asıl araştırma ve çalışmalarına doktora eğitimi yıllarında başlar. Fizik ile, tıpta uygulanan tedavilerde alternatifler yaratmak için uğraşır.  Bu süreçte yumuşak, deri üzerine yapışabilen elektronik cihazlar üzerinde çalışır ve  ilerleyen zamanlarda özellikle kalp hastaları için önemli icatlar yapar. Dedesinin kalp yetmezliği nedeniyle  hayatını kaybetmesi ve aile fertlerinde süregelen kalp hastalıklarının da etkisiyle önce giyilebilir kalp pili icat eder, sonra da cilt  kanserini tespit edebilen bir cihaz icat eder. Son zamanlarda ise, meme kanserinde erken teşhis üzerine çalışmalar yürütmektedir.  Başarılı bu iki icadının ardından umut vaat eden bir bilim kadını olur. Çalışmalarında ise ta küçüklükten beri etkisinde kaldığı, Marie Curie’nin Piezoelektrik cihazını kullanır.

Genç yaşta önemli çalışmalar yapan Dağdeviren, ayrıca Harvard Üniversite’si genç akademi üyesidir. Bunun dışında, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde yer alan, Koch Laboratuvarı’nda da çalışmalar yapmaktadır.

Başarıları

Çok sayıda makaleler yazmıştır, iki tane patenti vardır ve çok sayıda ödüle sahiptir.

Forbes 30  yaş altı,  bilim insanı listesine girmeyi başarır.

2014 yılında yirmi bin dolar değerinde ki  Illinois Innovation Prize ödülünü kazanır.

MIT Technology Review’in 35 yaş altı mucit listesine girer.

Bir kadın olarak elde ettiği başarılar ile genç yaşta ilklere imza atar. Elde ettiği bu başarılar sayesinde ülkemizde hem kadın hem de erkek mühendis adaylarına ve doktorlara ilham olmuştur.

Bursalı Kadızade Rumi

Bursalı Kadızade rumi

Doğduğu tarih belli olmayan ünlü bilim insanı matematik alanında ortaya çıkarmış olduğu uğraşlarla adından sıkça söz ettirmeyi başarmıştır. Ölüm tarihinin 1440 senesinden sonra olduğu söylenen ünlü şahsiyetin ailesi bilgin insanların topluma kazandırılmasını sağlamaktadır. Babası vefat ettikten sonra kendisine dedesi bakmıştır ve onun göstermiş olduğu eğitimden faydalanmıştır. Bu anlamda ismini de ondan alan ünlü alim dini alanda da önemli bir eğitim almıştır. Akli bilimler konusunda da geri kalmayan Kadızade rumi bu anlamda devrin ileri önemli alimlerinden ders almayı ihmal etmemiştir. Yakınları da kendisine ders vermiştir ve aynı zamanda dedesinden pek çok konu hakkında düzenli olarak bilgiler edinmiştir. Bu anlamda kendisini geliştirme fırsatı edinen Kadızade rumi pek çok alana ilgi duyma başlamıştır. Astronomi alanında ilgisi daha da artan ünlü kişi bu anlamda farklı şehirlere giderek de öğrenimini devam ettirmiştir. Özellikle ilgi duyduğu alandaki derslerini Konya’ya giderek orada tamamlamaya çalışmıştır e daha sonra pek çok bölgeye ayak basmıştır. Anadolu’da bulunduğu esnada önemli hocalardan ders almayı ihmal etmemiştir ve kendisi pek çok bilim alanında başarılı bir öğrenci olmuştur.

Matematiğe olan ilgisi küçük yaşlarda ortaya çıkan Bursalı Kadızade rumi öğrencilik hayatından itibaren birçok konuyu matematikle bağdaştırmaya başlamıştır. İlgisinin yöneldiği konulara matematik bakış açısıyla yaklaşan bu kişi aynı zamanda yorum yeteneği güçlü bir bilim insanıdır. Kendisinin bu yeteneğini keşfedenler onun matematik alanında daha da gelişmesi için çaba sarf etmiştir. Doğru bulmadığı konularda eleştirilerini gizlemeyen ünlü kişi daha sonra öğretmen olarak birçok öğrenciye ders vermeye başlamıştır. Baş hocalık yapan ve özel hoca olarak pek çok ünlü kişiye ders veren ünlü şahsiyet daha sonra bilimsel açıdan önemi görüşler ortaya koymaktan geri kalmamıştır.  Onun eğitiminde destek olduğu talebelerin bazı bölgelerde meydana getirdiği değişiklikler ve yarattığı etkiler tam olarak belirgin bir hal alamamıştır. Özellikle orta asya bölgesinde bu öğrencilere  yönelik bilgilerin tam olarak erişilmemesi gündemdedir. Aynı zamanda kendi öğretmenliğini yaptığı talebelerine Osmanlı devletinin hakimiyeti altına girmeleri konusunda tavsiyeler vermiştir. Bu devletin sınırları içerisinde daha güvenli ve eğitim açısından daha olanaklı bir yapıda hayat süreceklerini belirtmiştir.

Onun tavsiyelerine uyan bazı öğrenciler Anadolu’nun yolunu tutmuştur ve eğitimlerine devam etmek açısından bu topraklarda yaşamaya başlamıştır. Aynı zamanda matematik ile astronomi alanında çok fazla gelişen bu öğrenciler pek çok bilgiyi beraberinde getirerek gittikleri bölgeye faydalı olmuşlardır. Kendisi farklı bölgede yaşasa dahi asıl memleketine yarar sağlamaktan vazgeçmemiştir.  Devrin önemli bilim insanlarından biri olan bu kişi astronomi alanında da pek çok önemli bilgiler edinmiştir. Bildiklerini paylaşmaktan geri kalmayan Bursalı Kadızade Rumi bu anlamda pek çok öğrenciye bilgi edinmesi açısından imkanlar sunmuştur. Pek çok faydalı çalışma ortaya koyan bilim insanı matematik alanında oldukça gelişim göstermiş ve bu alanla ilgili pek çok bilgi sahibi olmaktan geri kalmamıştır. Yalnızca kendisi öğrenmekle kalmamış bildiklerini öğrencilerine anlatarak onlara yol göstermeye çalışmış olan ünlü alim yüzyıllardır adından sıkça söz ettirmeyi başarmıştır. Onun astronomi ile alakalı pek çok bilgisi bu konuya duymuş olduğu ilgi sayesinde mümkün olmuştur.

Eserleri

  • Tuhfetür re is fi şerhi
  • Eşkalit tesis
  • Risale fistih raci ceybi derece vahide bi amalin müessede ala kavaide hiabiyye ve hendesiyye ala tarikati gıdaşiddin el kaşi
  • Haşiye ula tahriri usulil hendese
  • Şerhul mülahhaş fi ilmiş heye
  • Haşiye ala tahriril mecisti
  • Risale fistihraci hatti nışfin nehar ve semtil kıble

Behram Kurşunoğlu

Behram Kurşunoğlu

Kendisi fizik alanında usta bir isim olmasıyla beraber dünyanın tanımış olduğu ünlü bir kişidir. Trabzon şehrinde dünyaya gelen ünlü fizikçi daha önceki bilim insanlarının ortaya koyduğu kuramlar üzerine başarılı çalışmalara imza atmıştır. Bu anlamda dünyanın sayılı bilim insanların arasında yer almayı başaran bu kişi 1922 senesinde dünyaya gelerek fizik yaşamında önemli ilklere imza atmayı başarmıştır. Kendisi yurt dışında da eğitim almış ve aynı zamanda ülkemizde de kariyerini tamamlama fırsatına erişmiştir. Ankara üniversitesinde eğitim alan bu kişi aynı zamanda ülke dışına da çıkmıştır. İngiltere’de yer alan ünlü bir üniversitede eğitimini tamamlayan fizikçi aynı zamanda yine İngiltere’de yer alan bir üniversitede yüksek eğitimini tamamlamıştır. Önemli bilim insanlarıyla beraber çeşitli ortak çalışmalar kaleme alan ünlü bilim insanın yerçekimi kuramları ile alakalı farklı görüşler ortaya koymaktan geri kalmamıştır. Birçok araştırmasını Amerika birleşik devletlerinde yer alan bir üniversitede devam ettiren Behram Kurşunoğlu aynı zamanda bu üniversitelerde araştırma bölümlerinin ortaya çıkmasına öncülük etmiştir. Onun birçok önemli fizikçi arasında yer alması ve adından başarılı bir şekilde söz ettirmesi genç yaşına rağmen mümkün olmuştur. Bu anlamda saygıyı hak eden bir bilim insanı olan bu kişi yaşının küçüklüğüne aldırış etmeden araştırma yapmaktan vazgeçmemiştir.

Kurulmasına ön ayak olduğu araştırma merkezinde orası ortalıktan yok olana kadar başında durmuştur. Aynı zamanda burada önemli araştırmalara imza atan ünlü  kişi direktör olarak da Global Foundation kurumunda yer alma fırsatına erişmiştir. Türkiye’ye birçok çalışmasını tanıtan ünlü bilim insanı aynı zamanda ülkemizde yer aldığı sırada da pek çok çalışmalar ortaya koyarak insanları bilinçlendirmeye çalışmıştır. Çalışmalarına ülkemizde de devam eden ünlü bilim insanı bu sayede atom konusunda insanlara yeni fikirler sunmuş ve atom ile alakalı bazı önemli bilgiler ortay koymuştur. Atom enerjisi kapsamında pek çok bilim insanının dikkatini çeken ünlü kişi bu kapsamda Türkiye’de ilgilendiği alan ile bağdaşan yerlerin kuruculuğunu yapmaktan çekinmemiştir. Danışman olarak genel Kurmayda yer alan ünlü kişi aynı zamanda bazı kurum ve kuruluşlarda üye olarak bulunmuştur. Birçok konferansa davet edilen ve çalışmalarıyla kendisinden sonra gelecek gençleri aydınlatması istenilen ünlü kişi fizik alanında ortaya koyduklarıyla adından sıkça söz ettirmeyi başarmıştır.  Yeni ortaya çıkardığı teoriyle beraber fizik dünyasında yeni bir çığır açan bu ünlü bilim insanı aynı zamanda dünyaca bir üne sahip olmuştur. Bu anlamda ülkemizi gururla temsil eden bilim insanının ortaya koyduğu çalışmalar bilim dünyasında yeni bir kapı aralanmasına fırsat vermiştir.

Ankara’da dünyaya gözlerini açtıktan sonra yine kendi memleketinde üniversitesine devam eden ünlü bilim insanı buradan ayrıldıktan sonra yüksek eğitimini tamamlamak için yurt dışına çıkmıştır. Yurt dışında bulunduğu esnada kendi alanı üzerinde master yapan ünlü bilim insanı kariyerine oldukça önem vermiştir. Eğitim alanında kendisini sürekli geliştirmeye çalışan bu kişi daha sonra doktorasını bitirmek üzere yine İngiltere’de bulunmuştur. Ünlü bilim insanı Albert Einstein kendisiyle olan iletişimini hiç koparmamış ve daima belirli konular hakkında önemli çalışmalara imza atmışlardır.  Bazı üniversitelerde ortaya koyduğu bilimsel çalışmalarla beraber adından sıkça söz ettirmeyi başaran bilim insanı aynı zamanda farklı bilim insanlarıyla bir araya gelerek onlarla tanışma fırsatına erişmiştir.  Yaptığı çalışmalar sonucunda birçok ödüle layık görülmüş ve aldığı ödüllerle başarısını kanıtlamaya devam etmiştir. Onun fizik alanında ortaya koyduğu görüşler pek çok fizikçi açısından ilerletilmiş ve benimsenmiştir. Ünlü kişilerin ortaya koyduğu teoriler üzerine de araştırma yapan ünlü bilim insanı bu anlamda gelişime daima açık biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Behram Kurşunoğlu Neler Üzerine Çalışmıştır?

  1. Çekirdek enerjisi
  2. Birleşik alan kuramı
  3. Genelleştirilmiş izafiyet teorisi

Direktör olarak bazı kuruluşlarda görev alan bu ünlü bilim insanı ortaya koyduğu kuramları kendisinden sonra gelen bilim insanı adaylarının araştırma alanı olarak da ortaya çıkarmış bulundu. Bu anlamda fizik biliminin daha çok gelişmesine fırsat sağlayan bu ünlü bilim insanı birçok bilimsel çalışmalarda önemli işler başarmıştır. Yalnızca yurt dışında değil ülkeye döndüğünde de bilimsel anlamda önemli işler başaran ve gerekli projeler geliştiren bu ünlü kişi üye olarak birçok kuruluşun yönetiminde yer almıştır.

Behram Kurşunoğlu’nun Ünlü Çalışmaları Nelerdir?

  1. Physical Review
  2. Physical Review Letters
  3. Physical Review D
  4. Modern fizik
  5. Matematik fizik jurnali

Ünlü bilim insanı Behram Kurşunoğlu’nun yapmış olduğu pek çok konuşmaya göz atıldığında onun ülkemizde yer alan bilimlerde gelişme kat edilmesini çok istediği belli olmaktadır. Bu anlamda pek çok fen dersi alanından sayılan fizik, kimya gibi derslerin ülkemizde iyi bir seviyeye yükseldiğine işaret etmektedir. Teknolojik ilerlemenin bu alanlarda gelişme gösterilmesi açısından oldukça gerekli olduğunu savunan ünlü bilim insanı aynı zamanda ortaya koyduğu görüşlerle de birçok bilim insanı adayını olumlu anlamda etkilemeyi başarmış ünlü bir şahıstır.

Aziz Sancar Kimdir?

Aziz Sancar

Chape Hill Sarah Graham Kenan Biyokimya ve Biyofizik Programı’nda görev almıştır. Aziz Sancar son 20 senedir DNA tamir edilmesinin çok sayıda parçasının belirlenmesi ve tanımlanmasında kullanılıyor olan biyokimyasal yaklaşımlara yapmış olduğu önderlikler ile tanınmıştır.

Aziz Sancar Amerika Birleşik Devletleri, Ulusal Bilimler Akademisi’ne Mehmet Özdoğan ile beraber seçilmiş olan ilk Türk olarak bilinmektedir. Aziz Sancar, bazı hücrelerin hasar görmüş olan DNA’ları nasıl tamir ettiğini ve genetik alandaki bilgilerini nasıl bir şekilde koruyor olduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü’nü almaya hak kazanmıştır. Aziz Sancar bir teknik geliştirmiş ve geliştirmiş olduğu bu tekniğe maxicell adını vermiştir. Bu teknik sayesinde moleküler biyoloji sözlüğüne girmeyi başarmıştır.

Aziz Sancar’ın Almış Olduğu Ödüller ve Kazandığı Başarılar

  • Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilim Vakfı (National Science Foundation) Genç Araştırmacı Ödülü (1984 yılı) almıştır.
  • Amerikan Fotobiyoloji Derneği (American Society for Photobiology) Ödülü (1990 yılı) almıştır.
  • Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Sağlık Enstitüsü (National Institutes of Health) Ödülü (1995 yılı) almıştır.
  • TÜBİTAK Bilim Ödülü (1997 yılı) almıştır.
  • Amerika Birleşik Devletleri Fen ve Sosyal Bilimler Akademisi (American Academy of Arts and Sciences) Ödülü (2004 yılı) almıştır.
  • Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi Üyesi (2005 yılı) olmaya hak kazanmıştır.
  • TÜBA (Türkiye Bilimler Akademisi) Üyesi (2006 yılı) olmaya hak kazanmıştır.
  • Vehbi Koç Ödülü (2007 yılı) almaya hak kazanmıştır.
  • Nobel Kimya Ödülü (2015 yılı) almaya hak kazanmıştır.

Aziz Sancar çifte vatandaşlığa sahiptir. Sancar hem Türkiye hem de Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığına sahip bir insandır. Oldukça popüler olan bu biyokimya profesörü Gwen Boles Sancar ile hayatını birleştirmiş ve mutlu bir evliğe sahip olmuştur.

Aziz Sancar’ın Uzmanlık Alanı (Dalı)

  • Akademisyenlik alanında çok başarılı bir insandır.
  • Biyokimyager’ dir.
  • Moleküler biyolog’ tur.
  • Bilim insanıdır.
  • DNA onarımı üzerine uzmandır.

Aziz sançar ayrıca kanser hastalığı üzerinde de birçok araştırmalar yapar ve bu konuda çözüm üretmek için çeşitli araştırmalar ve geliştirmeler yapan bir bilim insanıdır.

Aziz Sancar çocukluğunda Mardin’in Savur ilçesinde yaşıyordu. Ailesi orta halli bir gelire sahipti ve geçimini çiftçilikten dolayı sağlıyordu. Aziz Sancar, sekiz kardeşten yedinci sırada dünyaya gelen çocuk idi.  İlkokul ve ortaokul eğitimini Mardin’ de tamamlamıştır. Lise çağlarına geldiği zamanlarda futbola ilgi duymaya başlamıştır. Ama son sınıfa kadar geldiğinde futbolcu olmaktan vazgeçmiştir. Daha sonra yüksek öğrenimini tamamlayabilmek amacıyla İstanbul’a yerleşmiştir.

Aziz Sancar 1963 senesinde İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine yerleşmiştir. Daha sonra 1969 yılında okulunu birinci olarak bitirmiştir. Mezun olduktan sonra iki sene boyunca memleketi olan Savur’daki bir sağlık ocağında doktor olarak görev yaptı. Buradan sonra NATO- TÜBİTAK’tan burs kazandı ve ilk olarak Johns Hopkins Üniversitesine gitti. Bu üniversitenin hemen ardından Dallas Teksas Üniversitesine yerleşti ve buralarda eğitim hayatına devam etti.

Dallas üniversitesinin moleküler biyoloji programında yer aldı ve Caude Rupert’ ın laboratuvarına katılma şansı yakaladı. Yakaladığı bu şans sayesinde danışmanı ile beraber fotoliyaz olarak isimlendirilmiş olan bir geni klonlamayı başardı ve genetik mühendisliği ile de bakteriler üzerinde fazla oranda çoğalmasını sağladı. Bahsedilen bu genin kodlamış olduğu enzim ultraviyole ışıklarından dolayı zarar görmüş olan DNA’nın tamir edilmesini sağlıyordu. Yapmış olduğu bu buluş sayesinde Aziz Sancar ilk olarak yüksek lisans, hemen ardından da doktora derecesi almaya hak kazanmıştır.

Aziz Sancar, 1977 yılı ve 1982 tarihleri arasında Yale üniversitesi tıp fakültesinde görev yapmıştır. Bu dönemde yaptığı bazı çalışmalar ara vermiş ve başka konularda çalışmalar da yapmaya başlamıştır. Aziz Sancar bu sırada DNA onarımı konusu üzerine olan doçentlik tezini de tamamlamış ve yeni bir başarı daha kazanmıştır. 1997 tarihinden bu yana yapmış olduğu araştırmaların biyokimya ve biyofizik dallarında olduğu Aziz Sancar, Amerika Birleşik Devletleri North Carolina – Chape Hill’ de yani North Karolina Üniversitesi biyofizik ve biyokimya bölümünde görevini devam ettirmektedir.

Aziz Sancar gerçek anlamda tüm dünya adına çok önemli buluşlar yapan ve yapmış olduğu bu efsanevi buluşlar sayesinde bilim dünyasının kalbine adeta taht kurmuştur. Ayrıca bir Türk olması da bizi gururlandıran bir özelliktir. Aziz Sancar uzmanı olduğu alanlarda çok güzel buluşlar yapmış ve bu buluşları ile çok güzel ve prestijli başarılar elde etmiştir. Tarih onu yazacaktır. Bilim dünyasının ayrılmaz bir bütünü olmuştur. Gücünü, zekasını ve başarısını tüm dünyaya kanıtlamıştır. Başarıları dilden dile dolaşıyor ve ardından gelen nesillere ışık tutmaya devam ediyor. Aziz Sancar, bilim dünyası için eşi bulunamaz bir bilim insanıdır. Başarılarına başarı eklemeye devam edecektir.

Aziz Sancar

 Aziz Sancar

 Aziz Sancar, Mardin’de bir çiftçinin 7. Çocuğu olarak dünyaya geldi. Aziz Sancar’ın tüm yakınları Arapça dilini benimsemiştir.  Aziz Sancar ise ısrarla sevdikleriyle Türkçe konuşmaya çalışıyordu.  Aziz Sancar çevresindekiler tarafından Arap olduğunun söylenmesinden çok rahatsız oluyordu.

Aziz Sancar’ın ailesi Türk asıllıdır ve Arap toplumuyla alakaları yoktur.  Aziz Sancar eğitiminin bir bölümünü Mardin’de karşılandı. Daha verimli eğitim almak için İstanbul’a gitti. İstanbul’da her zaman kendini geliştirmeye çalıştı.

Aziz Sancar’ın Eğitimi

Aziz Sancar İstanbul Üniversitesi’ni kazandı, üniversite eğitimini dereceyle tamamladı.  Mardin’de hekim olarak görev yaptıktan sonra NATO-TÜBİTAK bursu kazandı ve eğitim için Jhons Hopkins ve Dallas Teksas Üniversitesi’nde eğitim gördü.  Dallas Üniversitesi’nde molekür biyoloji ilgisini çekti ve derslere katıldı.  Bir gen üzerinde bakterileri çoğaltmayı başardı ve kodlağı geni geliştirerek zarar görmüş DNA’yı iyileştirmek için kullanmaya çalıştı.  DNA’yı iyileştirmeyi başarınca yüksek lisans ve doktora eğitimini kazandı.

Amerika’da Yale Üniversitesi’nde görev almaya başladı.  Çalıştığı gen enzimine ara verip nükleotidler üzerinde zaman harcamaya başladı.  DNA onarımı hakkında tez yazdı ve doçentlik tezini oluşturdu.  Aziz Sancar halen çalışmalarını Amerika North Carolina Üniversitesi’nde sürdürmektedir.

Aziz Sancar’ın Gelişimi

Aziz Sancar DNA iyileştirmesi ve onarımı, biyolojik saat , hücre dizilimi ve kanser tedavisi alanında yaptığı çalışmaları kitaplara döktü. Yazdığı makale ve kitapları piyasaya sürdü.  Kanser tedavisinde sirkadiyen saat kullanım fikrini ortaya attı ve ödüllere layık görüldü. Birçok ödül aldıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademesi’ne seçildi. Akademiye seçilen ilk Amerikalı Türk bilim insanı oldu.  ABD’de prestij sahibi olduktan sonra ABD’de bulunan öğrencilere destek olmak için ve ABD-Türkiye ilişkilerini onarmak için Aziz&Gwen Sancar Vakfı’nı kurdu.  Daha sonra Carolina’da Türk evi açma kararı aldı ve öğrencilere barınak imkanı sağladı. Bakteri ve DNA onarımı ile büyük bir araştırma ve başarı gösterdiği için Nobel Kimya Ödülünü almaya hak kazandı.  Daha sonra nükleotid alanında çalışmalar yürüttü ve DNA onarımını daha fazla geliştirmeye çalıştı.  Nükleotid üzerindeki çalışmaları neticesiyle deri kanseri arasında büyük bir bağ yakalamıştı. Nobel Ödülü’nü Atatürk ve Tük Milleti sayesinde aldığını söyleyerek Anıtkabire armağan etti.  Eline geçen 5 liranın üzerindeki DNA sarmalında terslik olduğunu söyledi ve düzeltilmesini istedi.  Aziz Sancar’ın başarıları ve yeteneklerine itafen İstanbul’da bir okula Aziz Sancar Anadolu Lisesi ismi verildi.

Aziz Sancar’ın Başarıları ve Ödülleri

  1. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilim Vakfı Genç Araştırmacı Ödülü
  2. Nobel Kimya Ödülü
  3. Amerikan Fotobiyoloji Derneği Ödülü
  4. Vehbi Koç Ödülü
  5. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Sağlık Enstitüsü Ödülü
  6. Türkiye Bilimler Akademisi Üyesi
  7. TÜBİTAK Bilim Ödülü
  8. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi Üyesi
  9. Amerika Birleşik Devletleri Fen ve Sosyal Bilimler Akademisi Ödülü

Biyokimyager Naşide Gözde Durmuş (1985- 35 Yaşında)

Naşide Gözde Durmuş

Naşide Gözde Durmuş Kimdir?

Naşide Gözde Durmuş, İzmir doğumlu bir bilim insanıdır. Henüz lise yıllarında genetikle ilgili çalışmalara ilgi duymuş ve bu alandaki projelerde yer almıştır. Daha küçük yaşlardan gelen, genetiğe ilgisi sayesinde, 2003 yılında lisans eğitimini almak için Ankara’ya, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’ne gitmiştir. Burada ise moleküler biyoloji bölümünde eğitim almaya başlamıştır. ODTÜ’deki lisans eğitimini tamamladıktan sonra, üstün başarısı sayesinde Fulbrigt bursunu almaya hak kazanmıştır. Bu bursu sayesinde yüksek lisans eğitimin almak için ise Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmiştir. Burada yüksek lisans eğitimini de başarıyla tamamladıktan sonra, dünyanın en zengin üniversitelerinden olan Stantord Üniversitesi’nde doktorasını yapmaya başlamıştır.

2014 yılında doktorasını tamamlamış ve yine aynı üniversitede araştırmacı olarak çalışmaya başlamıştır. Tıp alanında yaptığı çalışmalar ve üstün başarı sayesinde 2015 yılında, yabancı bir derginin her yıl seçtiği “35 Yaş Altı Yenilikçiler Listesi”ne girmeyi başarmıştır. Bu listede tıp ve biyoloji alanında oldukça başarılı ve adeta lider konumunda olan doktorlar bulunmaktadır. Naşide Gözde Durmuş, en geç bilim insanları arasında bulunmaktadır. Daha çok meme kanseri ve akciğer kanseri üzerine çalışmalar yapmaktadır. Yaptığı bu çalışmalar içinde, ününe ün katan çalışması, kendisinin bulduğu kanser testi olmuştur. Bu çalışmalarla kanserin erken teşhis edilmesini sağlamaktadır. Bu çalışmaların en önemli noktası ise, oldukça ucuz ve herkesin ulaşıp kullanabileceği bir konumda olmasıdır. Naşide Gözde Durmuş, dünya çapında hakim olan kanser gibi büyük ve ortadan kaldırılması zor olan sağlık problemleri üzerindeki çalışmalara ağırlık vermektedir. Yaptığı çalışmalarla, bu hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere aletler geliştirmektedir. Geliştirmekte olduğu aletlerdeki temel amacı, yalnızca bir kesimin değil toplumda var olan bütün kesimlerin ulaşabileceği şekilde ucuz olmasıdır. Üzerinde çalıştığı alet, hücrelerin manyetik özelliklerini baz almaktadır. Alet, hücrede baz aldığı özellikler sayesinde, hastalıklı hücreleri kolaylıkla tespit edebilmektedir. Kişide kanserli hücre olup olmadığını kısa sürede belirten bu alet, şeker ölçme cihazına çok benzemektedir. Kullanımı ise cihaza çok az kan vererek sağlanmaktadır. Cihazın oldukça ucuz olması, kişilerin hastahane hastahane koşup, kanser testi yaptırmasını engellemektedir. Bu cihaz herkese, evde kendi kendine kanser testi yapabilme imkanı sunmaktadır. Bu sayede, geç kalındığında tedavisi oldukça zorlaşan kanser için erken teşhis sağlanmış olacaktır. Herkesin kolay bir şekilde bu teste ulaşıp kendini ve çevresindekileri test edebiliyor olması, belki de kanserin korkulan bir hastalık olmasını engelleyecektir.

Naşide Gözde Durmuş, tıp ve genetik alanına olan ilgisini küçük yaşta geçirdiği hastalıktan sonra kazanmıştır. Henüz ilk öğretim 3. Sınıftayken yakalandığı ve yaklaşık iki yıl sonra yani 5. Sınıfta atlatabildiği bu enfeksiyonel hastalık onun hayatında önemli bir noktada bulunmaktadır. Yakalandığı hastalıkla savaştığı bu iki üç yıl içinde birbirinden farklı antibiyotik kullanmıştır. Belki de bu yüzden, hücreler ve antibiyotikler üzerinde çalışarak, her hastaya özel antibiyotik sunacak tarama testi geliştirmeyi başarmıştır. Küçük yaşta edindiği tecrübeler sayesinde, çalışma hayatında kolaylık yaşamıştır. Aldığı moleküler biyoloji lisans eğitiminden sonra bakteri ve antibiyotikler arasındaki ilişkiyi çözmeye çalışmıştır. Üzerinde çalıştığı antibiyotik direnci ölçme çalışmaları sayesinde ismini duyurmayı da başarmıştır. Yürürlükte olan İnsan Genom Projesi’nin yöneticilerinden, Prof. Ronald W. Dawis ile birlikte bu projede çalışmalarını yürütmektedir. Bu çalışmalar, doktorasını tamamladığı ve araştırmacı olarak göreve başladığı Stanford Üniversitesi’nde Genom Teknoloji Merkezi’nde yapmaktadır. Henüz genç yaşına rağmen oldukça başarılı çalışmalara imza atan Naşide Gözde Durmuş, gün geçtikçe kendini geliştirmekte ve adından daha da çok söz ettirmeyi başarmaktadır.

Naşide Gözde Durmuş’un Çalıştığı Dallar:

Biyomühendislik ve genetik.

Naşide Gözde Durmuş’un İnsanlığa Faydaları:

Kanser gibi teşhisi ve tedavisi uzun süren hastalıkların tespitini daha pratik şekilde yapacak olan alet geliştirmiştir. Aynı zamanda bu aletin maliyetinin az olması, aletin toplumda her kesimden insanın ulaşabileceği bir konumda olmasını sağlamıştır.

Naşide Gözde Durmuş’un Kazandığı Ödüller:

Özellikle kanser üzerine yaptığı çalışmalar sayesinde “35 Yaş Altı Yenilikçiler” sıralamasına girmeyi başarmıştır.

Ayten Aydın Kimdir?

Ayten Aydın

Ayten Aydın 1930 yılında Konya’da dünyaya gelmiştir. Konya’da dünyaya gelmesi babasının mesleğinden kaynaklı olmuştur. Ayten Aydın’ın babası öğretmendir. Hem de tabiat bilgisi öğretmeni. Aynı zamanda müzikal anlamda o kadar yetenekli bir adam ki konser verebilecek nitelikte. Müzisyende diyebiliriz.

Ayten Aydın’ın çocukluk çağları ve gençlik dönemleri yani üniversiteyi kazanana kadar olan kısım İzmir’de geçmiştir. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne girmeye hak kazanmıştır. Üniversite hayatında da başarılı bir öğrenci duruşu sergilemiştir. Daha sonra 1951 yılında okuduğu İstanbul Teknik Üniversitesi’nden inşaat mühendisi unvanını almaya hak kazanarak mezun olmuştur.

Ayten Aydın mezun olduktan sonra 15 sene boyunca Türkiye’de çalıştı. Ülkemizdeki görevi ise su kaynaklarının geliştirilmesine katkı sağlamak olmuştur. Bu projede akarsuların düzenlenmesinin ve ülkedeki nehir havzalarının geliştirilmesinin planlayıcısı olarak görev almıştır. Bu sırada proje ile ilgili bazı eğitimler aldı. Bu eğitimlerin büyük çoğunluğu Amerika Birleşik Devletleri’nde oldu. Bu eğitimler birtakım uygulama eğitimlerinden oluşuyordu. Aldığı bu eğitimler sırasında lisans üstü çalışmalarda da bulunmuştur.

Ayten Aydın 1966 senesinden sonra Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü bünyesinde 25 yıl boyunca görev almıştır. Gelişme aşamasında olan ülkelerin toprak ve su faaliyetleri, kırsal kesimlerin kalkınma faaliyetleri için pek çok projede görev yapmıştır. Çalıştığı bu süre çok disiplinli ve sistemli geçmiştir. Yapılan bu çalışmaların uygulama sürecinde gelişmekte olan bu ülkelerin pek çoğunun ekonomik açıdan, fiziki ve sosyal kalkınma açısından oluşan sorunlarına çözüm bulma arayışında bulunulmuştur. Bu ülkelerin yetkili mercileri ile yakın temasta bulunulmuştur. Şartlar için nelerin gerekli olduğu ve neler yapılabileceği hakkında direkt olarak fikir ve bilgi edinme imkânı olmuştur. Bu tecrübeler insani değerlerin oluşturulmasında oldukça etkili olmuştur.

Ayten Aydın 1966 yılından bu yana Uluslararası Sistem Bilimleri Derneği (International Society for System Sciences- ISSS)’nin bir ferdi olarak yapılan organizasyonlar hakkında olan çeşitli konferanslara ve seminerlere katılarak bildiriler sunmuştur. Bu çalışmaların içinde yer alması ilgisinin çok büyük oranda bilimsel konulara odaklanmasına zemin hazırlamıştır.

Ayten Aydın 1999 senesinden bu yana da Uluslararası İleri Çalışma Enstitüsü’nde (IIAS) görev almıştır. Bu görevler gereğince bu konularda sempozyumlar organize etmiştir ve bu organizasyonlarda çeşitli bildirirler sunmuştur.

Ayten Aydın yaklaşık on sene kadar önce Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü bünyesinden emekli olmuştur. Emekli olduktan sonra da çeşitli çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmaların temel konuları ise şöyledir: biyoloji, kültürel antropoloji, sosyoloji, tarih, sanat tarihi, felsefe, müzik, tıp, beşerî bilimler gibi konulardır. Bu konular üzerinde bazı çalışmalarda bulunmuştur. Bu sırada ise Antropoloji Bölümü’nü tamamlamıştır.

Ayten Aydın dünya çapındaki çok çeşitli konferanslarda insan ve sosyo politik konular üzerine bildiriler sunmuştur. Bu çalışmalarını desteklemek için çok araştırmalar yapmış ve dünyayı gezerek daha çok bilgi edinmeyi hedeflemiştir.

Ayten Aydın yaklaşık olarak 40 seneyi aşkın süredir Roma’da yaşamaktadır. Yayınlamaya hazırlandığı bir kitap üzerinde çalışmaktadır. Bu kitabın adı: Türkiye Halkının Kültürel Evrimi’ dir. Ayten Aydın çeşitli gazetelerde bazı konular üzerine yazılar yazmaktadır. Radikal gazetesi, Eskişehir’ de iki eylül gazetesi, Karaman’da Uyanış gazetesi bu gazetelere örnektir.

Ayten Aydın’ın Uzmanlık Alanları

  • İnşaat Yüksek Mühendisliği alanında uzmandır.
  • Antropolog olarak oldukça başarılıdır.
  • Bilim Araştırmacısı olarak oldukça başarılıdır.
  • Yazarlık alanında kendini geliştirmiş bir insandır.

Ayten Aydın meslek hayatı boyunca bilim dünyasına ve insanlığa faydalı olacak pek çok araştırma ve çalışma yapmıştır. Ülkemiz adına çok önemli bir bilim insanıdır. İnsani değerler ve duygular açısından çok hassas bir insandır. Elinden gelenin her zaman en iyisini ve hatta çok çok daha fazlasını yapmaya her zaman çok gayret gösteren bir insan olmuştur. Hayatının çok büyük bir kısmını bilimsel araştırmalar yaparak, çeşitli çalışmalarda bulunarak geçirmiştir. Harika bir sunum yapma yetisine sahiptir. İkna edici vasıflara sahiptir. Hazırladığı ve sunduğu bildiriler oldukça başarılı sonuçlar vermiştir.

Ayten Aydın çok sabırlı ve yetenekli bir bilim insanı olmuştur. Onun için yeni şeyler öğrenmek hayat kaynağı sayılabilir. Hem yeni bilgiler edinip bilgi hazinesine zenginlik katmaya hem de edindiği bu bilgileri toplumla paylaşmaya bayılır. Ayten Aydın için insanlık ve sevgi her şeyin üstündedir. Hayati ve ahlaki değerlerine olan saygısı ve sevgisi sonsuzdur. Bu bağlamda yaptığı ve yürüttüğü, bir parçası olduğu bütün çalışmalarını müthiş bir hassasiyet ve dikkat ile gerçekleştirmeyi kendisine her zaman bir öncelik olarak tercih etmiştir. Bilim dünyası Ayten Aydın’a çok şey borçludur. Mesleki hayatında çok dikkatli ve işine çok dakik bir insan olarak görevlerini tam olarak hakkıyla yerine getirmeyi her zaman bilmiştir. Daima sevginin ve saygının yanında olmuştur.

Ayten Aydın yazdıkları, konuştukları ve düşündükleri ile çok nitelikli ve eşsiz bir bilim insanıdır. Çok iyi bir inşaat mühendisi ve aynı zamanda da harika bir antropologdur. Bilim dünyası ona şüphesiz ki minnettardır.

Aykut Barka Kimdir?

Aykut Barka

Aykut Barka 16 Aralık 1951 yılında dünyaya gelmiştir. İstanbul’un Fatih semtinde doğmuştur. Bir de ikiz kardeşi vardır. Bu ikiz kardeşi ise Günkut Barka’dır. Aykut Barka 1967 yılı ve 1975 yılları arasında Vefa Lisesi’nde eğitim görmüştür. Lise eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde eğitim hayatına devam etti. Bu doktora eğitimi süresince üzerinde çalıştığı çalışması ise Kuzey Anadolu Fay Hattı konusu üzerine olmuştur.

Aykut Barka pek çok saygın kurumda görev yapmıştır. Bunlar: TÜBİTAK, MİT gibi yerlerdir. Ülke bazında ise Fransa, Birleşik Krallık ve Japonya gibi ülkelerde bulunan pek çok saygınlığını koruyan araştırma ve geliştirme kurumlarıdır.

Aykut Barka çalışmasını yapmış olduğu Kuzey Anadolu Fay Hattı ve ülkemizin başka tektonik bilinmeyen bilgileri üzerine çok önemli yayınlar yapmıştır ve bu yayınların sayısı oldukça fazladır. Yayınlananlar bilim dünyası tarafından oldukça önemli olarak kabul edilen uluslararası dergilerde yer almıştır. Aykut Barka’nın yayınları arasında 1997 senesinde Amerika USGS kurumunda görev alan bütün dünyaca ünlü olan jeolog Ross Stein ile yapmış olduğu çalışma çok ses getirmiştir. Yapılan bu çalışmanın içeriği 17 Ağustos 1999 İzmit depremi üzerinedir. Bu çalışma ile iki yıl önceden çeşitli olasılıklar belirtilmiştir.

Aykut Barka ömrünün son dönemlerine kadar 1997 senesinde görev yapmaya başladığı İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde çalışmıştır ve burada görev almış olmaktan çok büyük bir zevk ve heyecan duymuştur. Aykut Barka giderken arkasında bir dolu makale ve yetişmiş onlarca yerbilimci bırakmıştır. Kendisi gibi yetenekli ve başarılı binlerce öğrenci yetiştirmiştir.

Aykut Barka birtakım sağlık sorunları yaşamaya başlamıştır. Hastanede yapılan tetkikler ardından beyninde damar tıkanıklığı olduğu teşhisine varılmıştır. Yapılan bu teşhis üzerine Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi altına alınmıştır. Tedavi altına alındığı tarih 6 Ocak 2002 tarihidir. Ne yazık ki gördüğü tedavi Aykut Barka’yı aramızda tutmaya fayda sağlamamıştır ve Barka tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştır. Prof. Dr. Aykut Barka, 1 Şubat 2002 tarihinde hayata gözlerini bir daha açmamak üzere kapamıştır. Aykut Barka’nın kabri İstanbul Zincirlikuyu mezarlığında bulunmaktadır.

Aykut Barka’nın 1998 senesinde kurulması için ön ayak olduğu bağımsız Aktif Tektonik Araştırma Grubu (ATAG) günümüzde hala daha çalışmalarına devam etmektedir. Aykut Barka’nın ismi 2002 yılında Marmara depreminin yıl dönümünde açılışı yapılmış olan Beşiktaş belediyesi tarafından açılmış olan parka anı olarak verilmiştir.

Aynı zamanda ismi yine Türkiye Denizcilik İşletmelerinin Sedef Adası ismini taşıyan Boğaziçi Vapuruna da 2002 senesinde Prof. Dr. Aykut Barka olarak adı verilmiştir. Aynı zamanda 2007 senesinde Haliç tersanesinde bakım ve onarıma alınarak yenilenme çalışmaları tamamlanan vapur Kadıköy- Karaköy hattı boyunca seferlerine hız kesmeden devam etmektedir.

Aykut Barka’nın Uzmanlık Alanı (Dalı)

  • Jeoloji ve yer bilimleri alanında uzman bir bilim insanıdır.
  • Deprem uzmanıdır.

Aykut Barka çok yetenekli bir Türk jeologdur. Hep çalışkan ve azimli bir bilim insanı olmuştur. İdealleri ve hayallerinin peşinden gitmiştir. Türkiye’nin en güvenilir deprem bilimcisi olarak tanınmıştır. Ülkemiz ve dünya adına çok saygın ve önemli bir bilim insanıdır. Aykut Barka kendi alanının en iyi örneklerinden biridir. Kendini harika bir şekilde yetiştirmiştir. Kendisi gibi yetiştirmiş olduğu birçok insan vardır. Alanının en iyilerindendir. Aykut Barka eğitim ve öğretim hayatı boyunca çok çalışan, azimli davranana, son derece sabırlı olan, ender rastlanan insanlardan biri olmuştur. Okulunda her zaman başarılı bir öğrenci olarak bilinmiştir.

Aykut Barka, mesleki açıdan kendini yetiştirmiş ve kendini çok geliştirmiş bir insan olmuştur. Daima bilgilerini arttırmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi hedeflemiştir. Aykut Barka son derece disiplinli ve sistemli çalışan bir insan olmuştur. Bilim dünyasında hayranlık uyandıracak bir pratikliğe ve kıvrak bir zekaya sahip bir insandır. Şu ana kadar yapmış olduğu çalışmaları çok büyük bir titizlik ve hassasiyet ile yürütmüştür. Yapmak amacıyla ucundan tuttuğu bir işi asla bitirmeden bırakmamıştır. Bilim dünyasının son derece aranan ve birçok insan tarafından tanına bir ferdi olmuştur. Hiç şüphe yok ki bilim dünyası Aykut Barka’ya çok şey borçludur.

Aykut Barka tahmin yönünden çok başarılı bir insandı. Aynı zamanda analitik düşünme yetisine de fazlası ile sahipti. Yaptığı çalışmayı en ince ayrıntısına kadar derinlemesine bir şekilde inceler ve hatasız yapmaya çok dikkat eden bir insandı. Onun için insanlığın doğru bilgilendirilmesi her şeyden önce geliyordu. Aykut Barka arkasında bıraktığı eşsiz çalışmaları ve bilim adına yapmış olduğu her şey ile anılmaya ve yaşatılmaya devam edecek. Bilim dünyasına kattıkları ve öğrettiği bütün bilgiler sayesinde insanların zihninde daima canlı kalacaktır. Bilim dünyası onun hatırasını her zaman bağrına basacak, onu ve onun kıymetli hazinesini her daim koruyacaktır.

Atilla Aşkar Kimdir?

Atilla Aşkar

Atilla Aşkar ülkemiz adına gerçekten çok önemli ve hatırlı bir bilim insanıdır. Atilla Aşkar, 4 Eylül 1943 yılında dünyaya gözlerini açmıştır. Afyonkarahisar’ lıdır. Babası Kemal Aşkar, annesi ise Nüzhet Aşkar’ dır. Atilla Aşkar günümüzde hala Koç Üniversitesi kadrosunda yer almaktadır. Kendisine verilen görevleri tam manasıyla eksiksiz ve tamamen ilgi ve özenle yerine getirmiştir. Hem kendini hem de binlerce öğrenciyi eğitmiş ve yetiştirmiştir. İcra ettiği her mesleği hakkıyla yerine getirmiştir.

Okulun matematik bölümünde profesör olarak öğrencilere eğitim vermektedir. Bunun yanında yine aynı okulda 1993 ve 1998 yılları arasında Fen-Edebiyat fakültesinde dekanlık yapmıştır. 1998 ve 2001 yılları arasında rektör yardımcılığı görevini üstlenmiştir. 2001 ve 2009 yılları arasında da rektör olarak görev yapmıştır. Bilgi birikimine giderek daha çok zenginlik katmıştır. Bu sayede çok çeşitli görevlerde bulunmuştur. Deneyimleri ve görüp geçirdikleri artmıştır.

Atilla Aşkar, 1996 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi eğitimini başarı ile tamamlayarak yüksek mühendislik diploması almaya hak kazanmıştır. 1969 senesinde ise Princeton Üniversitesi eğitimini de başarı ile tamamlayarak doktora diploması almıştır. Ülkemiz ve tabi ki de dünya için önemli bir bilim insanıdır. Kendisiyle ne kadar gurur duyulsa azdır. Çünkü gerek kendini geliştirmesi gerek ise başarılarını kanıtlaması açısından insanlık için ayrı ve önemli bir yere sahiptir.

Atilla Aşkar’ın Görev Yaptığı Bazı Yerler

  • Boğaziçi üniversitesi matematik bölümü öğretim üyesi görevinde bulunmuştur.
  • Boğaziçi üniversitesi matematik bölümü bölüm başkanlığı görevinde bulunmuştur.
  • Temel bilimler fakültesi dekan yardımcılığı görevinde bulunmuştur.
  • Senato üyeliği görevinde bulunmuştur.
  • Üniversiteler arası kurum temsilciliği görevinde bulunmuştur.
  • TÜBİTAK Marmara araştırma merkezi’ nde araştırmacılık görevinde bulunmuştur.
  • Bilim adamı yetiştirme ekibinde üyelik görevinde bulunmuştur.
  • Brown üniversitesi’ nde doktora sonrası araştırmacısı görevinde bulunmuştur.
  • Paris ve Princeton yüksek okullarında Max Plank Enstitüsü ve Stokholm’ de bulunan İsveç Kraliyet Teknoloji enstitüsü merkezlerinde ziyaretçi unvanında profesörlük görevlerinde bulunmuştur.
  • Günümüzde hala Koç üniversitesi’ nde Matematik bölümünde profesör olarak mesleki hayatını devam ettirmektedir.

Atilla Aşkar’ın Uzmanlık Alanı (Dalları)

Atilla Aşkar çok zeki ve pratik bir matematik profesörüdür. Matematik alanında kendini çok geliştirmiş ve bu konudaki tecrübelerini arttırmıştır. Bu dalda bilgi açısından iyi olduğu kadar eğitimcilik hayatında da çok başarılı bir bilim insanıdır. Mühendislik alanında da engin bilgilere ve birçok kazanımlara sahiptir. İnşaat mühendisliği alanında kendini çok geliştirmiş, tecrübeli bir bilim insanıdır. Zaten üniversiteden inşaat mühendisi olarak mezun olmuştur.

Atilla Aşkar’ın Almış Olduğu Bazı Ödüller

  • TÜBİTAK tarafından Teşvik ödülü almaya hak kazanmıştır.
  • TÜBİTAK tarafından Bilim ödülü almaya hak kazanmıştır.
  • Kültür Bakanlığı tarafından Bilgi çağı ödülü almaya hak kazanmıştır.
  • Türkiye Bilimler Akademisi tarafından asli üyelik ödülü almaya hak kazanmıştır.

İstanbul teknik üniversitesi’ nden inşaat mühendisi unvanını almıştır. Okulundan 1966 yılında mezun olmuştur. Uzun yıllar uygulamalı matematik üzerine çeşitli araştırmalar yapmış ve uzun zaman boyunca bu konu üzerine çalışmıştır.

Atilla Aşkar kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışı olmak üzere insanlığın faydalanması için yazmış olduğu iki adet kitabı vardır. Bunun yanı sıra çeşitli dergilerde 95 tane makalesinin olduğu da bilinmektedir. İnsanlık adına yararlı olan pek çok çalışması mevcuttur. Atilla Aşkar hayatını bilime ve insanlığa adamış olan üstün bir yetenektir. Kıymeti bilinmelidir. Kendisi gibi yetenekli ve çalışma aşkı taşıyan birçok öğrenci yetiştirmiştir. Atilla Aşkar emekçi ve son derece fedakâr bir bilim insanıdır. Ülkemiz ve dünya adına yaptığı çalışmalar unutulmamalıdır. Ender bulunan bir düşünme yeteneğine sahiptir. Araştırma ve geliştirme gibi işlerde son derece başarılı bir bilim insanıdır.

Atilla Aşkar çok çeşitli alanlarda yaptığı gibi kuantum dalgaları üzerine de araştırmalar yapmıştır. Aynı zamanda da wavelet analizi ve moleküler dinamik üzerine de çeşitli araştırmalar ve çalışmalar yapmıştır. Kendi matematik teorisine sahiptir. Bu teorinin adı ise Aşkar Teoremi’ dir. Atilla Aşkar çalışmalarına ara vermeksizin gece gündüz demeden araştırmaya ve yeni şeyler keşfetmeye hayatını adamış bir bilim insanıdır.

Atilla Aşkar kendi alanında çok başarılı olan bir bilim insanıdır. Uzun yılları kapsayan tecrübesi ve bilgi birikimi vardır. Zaman geçtikçe bu bilgilerin üzerine daha fazlasını koymuş ve bilgisine bilgi, ilmine ilim katmıştır. Bilimin duayen isimlerindendir. Hayatının çok büyük bir dönemini bilime ve insanlığa hediye etmiş ve vaktini bu hedef uğrunda değerlendirmeyi tercih etmiştir. İnsanlık adına faydalı işler yapmak onun daima en büyük gayesi olmuştur. Topluma birçok fayda sağlamıştır. Özellikle kendi alanında ilerlemek isteyen öğrenciler için çok şeye ışık tutmuş ve onlara çeşitli kazanımlar sağlamıştır. Yeni şeyler öğrenme ve insanlığa yeni şeyler katma hevesini ve umudunu hiçbir zaman kaybetmemiştir. Değerli bir bilim insanımızdır. Çok dikkatli bir düşünür ve öğretmendir. Gelecek kuşakların Atilla Aşkar’ dan öğrenecekleri çok şey olduğu muhakkaktır.