Biruni

Biruni; tıp, astronomi, matematik ve tarih bilgini olarak bilinen Türk bilim insanıdır. 973 yılında Harzem’de doğan Biruni, 1048 yılında Gazne’de vefat etmiştir. Bilim tarihine katkılarda bulunan bilim insanımızın aynı zamanda şair olduğu da bilinmektedir. Türk kökenli bir İslam bilgini olarak tarihte yer edinen Biruni’nin tam olarak adı; Ebu Reyhan Muhammed Ahmed el-Biruni’dir. Batı dünyasında Alberuni ya da Aliboron olarak da bilinmektedir. Farklı bilim alanlarında çalışma yaptığı için büyük bir tanınırlığa ulaşmıştır. Biruni’nin çalışma yaptığı alanlar arasında doğa bilimleri ve coğrafya da bulunmaktadır.

Eğitim Hayatı ve Yaşamı

Biruni ilk eğitimini Yunan asıllı bir bilginden almıştır ve Harzemli gökbilimci ve de matematikçi olan Ebu Nasr Mansur’dan da dersler almış; desteklenmiştir. Küçük yaşta babasını kaybetmesinden dolayı Harzemşahlar tarafından korunmuştur ve sarayda astronomi ile matematik eğitimlerini almıştır. Sarayda kendisine ders veren öğretmenleri ise Abdussamed Hakim ve İbn-i Irak’tır. Sarayda eğitim aldığı esnada ve henüz 17 yaşında iken ilk kitabını yazmıştır.

Biruni Kimdir?

Me’muniler tarafından Harzemşah Devleti’nin alınması üzerine Biruni İran’a gitöiş ve burada yaşamaya başlamıştır ve Ziyariler tarafından koruma altına alınmıştır. Yzmış olduğu El Asar’ul Bakiye isimli eserini de buradayken kaleme almıştır. Bir süre Ziyariler himayesinde yaşayan ve bilimsel çalışmalarına devam eden Biruni daha sonra memleketine geri dönüştür ve Ebu’l Vefa ile birlikte gökbilimi ile ilgili olarak çalışmalar yapmaya başlamıştır.

Gazneli Mahmut’un 1017 yılında HARZEM Devleti’ni yıkması üzerine Gazneliler’in himayesi altına giren Biruni Gazneli sarayında büyük bir itibara sahip olmuştur. bu dönem içerisindeki ilk on yıllık süre içerisinde bilimsel anlamda oldukça verimli olmuştur, yaptığı matematik, astronomi, fizik ve matematik alanındaki çalışmalarında daha fazla derine inme imkanına sahip olmuştur. ‘’Tahkik uma li’l Hind’’ adlı eseri, bu dönem için oldukça önemli bir kaynak olarak bilinmektedir.

Gazneli himayesindeki Biruni, Gazneli Mahmut ile birlikte Hindistan Seferi’ne de katılım sağlamıştır ve burada da Hint asıllı bilim insanlarının dikkatini çekmiştir. Hindistan’ın Gazneli’ler tarafından alınmasının üzerine Biruni, Nendene şehrine yerleşmiş ve yaptığı bilimsel araştırmalara devam etmiştir. Hint toplum ve kültürü üzerine araştırma ve çalışma yapmak isteyen Biruni, Sanskritçe öğrenmiştir ve daha sonra Gazne kentine dönüş yaparak yaşamını burada sürdürmeye devam etmiştir.

Hindistan Seferi’nden sonra Gazne şehrine tamamen yerleşen Biruni’nin en verimli yıllarının bu dönemler olduğu bilinmektedir. Yazımı oldukça uzun süren Tahdidu Nihayet’il Emakın da bu dönemde yani 1025 yılında yayımlanmıştır. ‘’Kanun-, Mesudi’’isimli astronomi içerikli olan eserini ise Biruni, Gazneli Mahmut’un oğlu olan Sultan Mesud’a sunmuştur. Sultan Mesud ise bu kitap karşılığında Biruni’ye fil yükünde gümüş hediye etmiştir. Fakat Biruni, hediyenin kendisini bilimden uzaklaştıracağını söylemiş ve hediyeyi kabul etmemiştir.

Düşünceleri

Bilim dünyasında başarılara imzasını atan Biruni, elle dokunarak ve gözlemleyerek veri toplamanın, kitap okumaktan daha faydalı olduğunu ileri sürmüştür ve bu düşüncesini kendisi uygulamıştır. Tam bir bilim insanı olan Biruni, yaşamı boyunca ırk ayrımını asla yapmamış ve her halktan, her kültürden saygıyla bahsetmiştir. Yaptığı düşünceler ve dinler araştırmalarında ve anlatımlarında kesinlikle söz konusu düşüncelerden ve dinlerden yana bir eleştiride bulunmamıştır. Üstelik söz konusu dinde bulunan deyimleri de hiçbir değişiklik yapmadan aynen kullanmaya özen göstermiştir. Örneğin; Biruni’nin Sanskrit dilini öğrendikten sonra Arapça’ya çevirmiş olduğu Potancalı isimli kitapta, önsözde; insanların düşüncelerinin çeşitli olduğunu, dünyadaki gelişimin ve iyiliğin de bu çeşitliliğe dayandığını ifade etmiştir.

Çocukluk yıllarından itibaren bilime ilgi duyan Biruni, üretici özelliğe da sahip olması nedeniyle döneminin en önemli ve en bilinen bilim insanlarından bir tanesi olmuştur. Örneğin; Sarton, Biruni’nin hayatta olduğu ve bilimsel çalışmalar yaptığı dönem için ‘Biruni Çağı’ ismini kullanmıştır ve kendisinden tüm zamanların en büyük bilgilerinden bir tanesi olarak bahsetmiştir. İbn-i Sina gibi önemli bilim insanları ile de çalışan Biruni içinde bulunduğu çağ ile birlikte kendisinden sonra gelen bilim insanlarına da örnek teşkil etmiştir.

Matematik ve Biruni

Biruni pek çok bilim alanı ile ilgilenen, roman yazan ve şair olan bilim insanlarından biridir. Çoklu bir bilim insanı olması nedeniyle pek çok alanda isminden bahsedilmektedir fakat matematikçi yönüyle de oldukça fazla bilinmektedir. Yaşmış olduğu yüzyıl içerisinde en büyük matematikçilerden biri olarak anılan Biruni, trigonometrik fonksiyonlar ve yarıçapın bir birim olarak kabul edilmesini önermiştir. Ayrıca kosinüs fonksiyonları için kotanjant ve kosekant fonksiyonlarını da eklemiştir. Tüm bunlar ile birlikte Biruni, yeryüzünün yüksekliğini bildiren bir noktadan ufuk açısının ölçülmesi yoluyla merdiven yayı uzunluğunun hesaplaması, geometri bilimi için büyük önem arz etmektedir.

Astronomi ve Biruni

Mesudi fi’l Heyeti ve’n-Nücum adlı eser Biruni’nin astronomi alanında yaptığı çalışmaların başında gelmektedir. Biruni, Kanun isimli eserinde ise Batlamyus ile Aristo’nun görüşlerini tartışma konusu yapmıştır ve dünyanın kendi etrafında dönmesinin olasılığı üzerinde durmuştur. Biruni’nin ele aldığı bu konu astronomi bilimi açısından oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Fakat Biruni’nin bu konu hakkında kesin sonuca ulaşamadığı fikri hakimdir.

Bazı bilim tarihçilerine göre Biruni, Kopernik ile başlangıcı yapılan modern çağdaş astronominin temellerini atmıştır. Biruni’nin Nihayat’ül Emakin adlı eserinde jeolojiden coğrafyaya ve jeodeziye kadar pek konuya değinilmektedir.

Doğa Bilimleri ve Biruni

Mineraller ve değerli taşlar alanında da bilimsel araştırmalar yapan Biruni farklı maddelerin birbirinden ayırt edilmesi için maddelerin sahip oldukları özgül ağırlıkların dikkate alınabileceğini söylemiştir. Bu yaklaşımı ile Biruni içinde bulunduğu çağın en önemli keşiflerinden bir tanesini yapmıştır ve soğuk su ile sıcak su arasındaki özgül ağırlığın farkını bulmuştur.

23 katı haldeki madde ile 6 adet sıvının özgül ağırlıklarını hesaplayan Biruni, bu özgül ağırlıkların değerlerini günümüzdeki değerlere oldukça yakın bulmuştur.

Tıp ve Biruni

Biruni, tıp alanında da bilimsel çalışmalar yapmıştır ve döneminde oldukça adından bu yönüyle de söz ettirmiştir. Tıp alanında onlarca esere imzasını atan Biruni, yaşadığı dönemde bir kadın üzerinde sezaryen ile doğum yaptırmıştır. Ayrıca yararlı otlar üzerinde ve de çeşitli ilaçlar üzerinde yaptığı araştırmaları Kitabu’s Saydane isimli eserinde kaleme almıştır. Bu eser Biruni’ye ait olan son eserdir.

Eserleri

Biruni’ye ait olan toplamda 180’den fazla eser bulunmaktadır. Bu eserlerin 70 tanesi astronomi bilimiyle, 20 tanesi matematik bilimi ile ilgilidir. Ayrıca tıp biliminden, yararlı otlardan, madenlerden, bitkilerden, biyolojiden ve hayvanlardan bahsettiği, araştırmalar yaptığı eserler de bulunmaktadır. Çok yönlü bir bilim insanı olan Biruni imzası taşıyan bu eserlerin ancak 27 tanesi günümüze kadar ulaşabilmiştir.

Biruni’nin eserlerini ağır bir dil ile yazması neticesinde eserleri Ortaçağ’da Latince diline çevrilmemiştir. Biruni’nin eserlerini ağır bir dil ile yazmasının nedeni ise sıradan vatandaş için değil; bilginler için yazmış olmasıdır. Günümüze kadar gelmiş olan ve Biruni’ye ait olan eserlerin bazıları şunlardır:

  • Kitab’ul Cemahir fi Ma’rifeti’l Cevahir; bu kitabın birinci bölümünde fizyoloji, psikoloji, sosyoloji, ahlak, fıkıh ve tıp bilimine, ikinci bölümünde ise kimya, mineroloji, etnoloji ve madenciliğe yer verilmiştir
  • Asaru’l Bakiye ani’l Kuruni’l Haliye; bu kitap kronolojik tarihi bilgileri içermektedir
  • Tarihü’l Hind; bu kitapta Hindistan tarihi, gelenekleri, coğrafyası, dini ve görenekleri hakkında bilgiler verilmektedir
  • TAHDİD’Ü Nihayet’il Emakin li Tas-hih-i Mesafet’il- Mesakin
  • Kitabu’s Saydane
  • El-Kanun’ül Mes’udi
  • El Asarul Bakiye
  • Kitabu’t Tefhim
  • Harezmi Ziycinin Temelleri
  • Kitabü’s Saydele fi Tıp

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir