Hulusi Behçet

Hulusi Behçet Türk bilim insanları arasındadır.  Hulusi Behçet, yaşıtlarına göre çok zorlu günler geçirdi.  Çocukluk yıllarından annesinin acı haberini aldı ve anneannesi tarafından büyütülmeye başlandı. Babası Şam’da görev alan biriydi bu nedenle babasının yanına Şam’a gitmeye başladı. İlkokulunu Şam’da tamamladı.  Hulusi Behçet, her zaman kendini geliştirmeye çalışan birisi olduğu için Fransızca, Latince ve Almanca öğrenmeyi başardı.  Hekimlik hakkında öğrenmek istediği her şeyi Osmanlı Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde gördü. O dönemler Osmanlı Devleti’nde hiçbir kişi kişisel tıp eğitimi alamazken bunu Hulusi Behçet başardı. Mezun olduktan sonra tüm ilgi ve alakasını dermatoloji ve cinsel yolla buluşan hastalıklara ayırdı.

Hulusi Behçet’in Gelişimi

Hulusi Behçet, talihsiz bir dönemde araştırma yapıyordu. Osmanlı Devleti büyük bir savaşa girmiş, tüm erkekleri cepheye gönderiyordu. Hulusi Behçet’in doktorluk kimliği bildikleri için büyük bir hızla Edirne hastanesine gönderildi. Savaş dönemi boyunca zührevi ve dermatoloji hastalıklarıyla ilgilendi. Osmanlı Devleti’nde yeterli araştırma ortamı bulamadığı için gelişimini Budapeşte’de bulacağına inandı ve oraya gitti. Budapeşte’de de istediğini alamadı ve Berlin’e doğru gitmeye başladı. Berlin onun için bulunmaz bir fırsat oldu, birçok bilim insanı, doktorla tanışma fırsatı yakaladı.

Eğitimini ve gelişimini Almanya’da tamamladıktan sonra memleketi Türkiye’ye dönmeye karar verdi. Tüm çalışmalarına serbest olarak yaklaşırken Hasköy Cinsel Hastalıklar Hastane’sin de başhekimlik görevine çağırıldı. Bilgi birikimini göstermek için hiç düşünmeden teklifi kabul etti ve oraya gitti. Daha sonra Vakıf Gureba Hastanesi’nde doktorluk yapmak için atandı.  Daha sonra İstanbul Tıp Fakültesi’nde öğrenci yetiştirmek için profesörlük makamına atandı. Orada bir diplomatın kızıyla tanışarak dünya evine girdi. Rafika Davaz ile evliliklerinden bir kız çocuğu oldu. Hulusi Behçet, 1936 yılında yürüttüğü çalışmalar sonuç verdi. Kendi hastalığı da olan vaskülit hastalığını bulmayı başardı. Daha sonra hastalığa Behçet Hastalığı ismi verildi.

Hulusi Behçet’in Bilimsel Çalışmaları

1932 yılında İstanbul Üniversitesi’nin kurulması planlanıyordu. Bu dönemlerde Hulusi Behçet, Deri hastalıklarını gidermek için iyi bir uzman olarak İstanbul Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. Hulusi Behçet, çalışmalarına hız kesmeden devam etti ve Türkiye’nin ilk profesör unvanını kazanan isim oldu. Bu yıllarda sık sık sempozyumlarda, konserlerde ve kongrelerde bilir kişi olarak konuşmalar yapıyordu. Bu işlemi sadece Türkiye’de değil Avrupa’da yürütüyordu. Başarıları ve ünü dilden dile konuşulurken bilimsel dergi ve makaleler yayınlamaya başladı.

Hulusi Behçet’in Çalışmaları ve Başarıları

Ünlü Alman Bilim insanları Hulusi Behçet üst düzey bir daha fakat Türkiye’de yeterli imkanı bulamadığı için eserlerini Avrupa’da tanıtmak zorunda kalıyor dedi. Bu nedenle Türk halkı Hulusi Behçet’ten tam verim alamadı. Bu durum Hulusi Behçet’i çok üzdü ve hemen birçok eserini Türk hekimlerin yetişmesi için Türkçeye çevirdi. Ardından çoğaltılmasını sağlayarak yayılmasını sağladı. Daha sonra Kore’de ki öğrencilere ulaşmayı başardı. Birçok sempozyumda ve sunumda Kore ve Türk öğrencilere yardım etti.

Bir bakteri türü olan Frengi üzerinden uzun çalışmalar sürdürdü. Frenginin tedavi edilmesi, düzeltilmesi gibi birçok alternatifi makale olarak yayma çalıştı. Hulusi Behçet’in üzerinde detaylı çalıştığı bir diğer hastalık ise Oriental Sore’du.  Hakkında birçok makale ve dergi yayınlamaya çalıştı. Aradan geçen yıllar sonunda Diathermi sayesinde tedavisini yapmayı başardı. Bir leishmania durumunda kabuktan sonraki evreye çivi belirtisi adını vererek bunu ilk tanımlayan insan oldu. Yayınlamış olduğu dergi, makalelerden bir kısmına parazitoz ile ilişkilendirdi. Türkiye’de çalışmaları sonucunda uyuza bir açıklık getirdi. Hulusi Behçet, Türk hekimliği ve araştırmalarına öncü olabildi.  Turkish Archives Of Dermatology and Syphilology dergisinin sorumlusu ve yöneticisiydi.

Hulusi Behçet’in Eserleri

Kitapları:

  1. Behçet H. Frengi Dersleri
  2. Behçet H. Klinikte ve Pratikte Frengi Teşhisi ve Benzeri Deri Hastalıkları

Bazı Monografileri:

  1. Behçet H, Hodara M. Etude Histologique Experimentale
  2. Saylan, Türkan
  3. Behçet Hulusi Hodara M. Rexherches Sur La Pathogene
  4. Behçet H. Frengi Ayıp Mıdır?
  5. Tabiatta Ayıp Denilen Hastalık Mevcut Mudur?
  6. Behçet H. Hodara M. Süreyya Memleketimizde Arpa Uyuzlarının Menşei Hakkında Etüdler Monografisi

Hulusi Behçet Türk tıbbı ve Türk öğrencileri için büyük çaba ve emek gösterdi. Çok zor zamanlar geçirmesine rağmen çalışmanın her zaman büyük şeylerin başlangıcı olduğunu düşündü. Birçok hastalığa tanı koydu, ülkesinin en zor dönemlerinde yardıma koştu. Vermiş olduğu eserler ve emekler Türk hekimler ve Türk halkı tarafından her zaman şükranla ve saygıyla anılmaya devam ediyor. Behçet hastalığına tanı koymasıyla birçok insanın hayatını kurtarmayı başarmıştır.  Hulusi Behçet, 1948 tarihinde vefat etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir