Katip Çelebi

Katip Çelebi, Hacı Halife adıyla da bilinen ve 1609 İstanbul doğumlu olan bilim insanıdır. Biyografya, coğrafya, tarih ve bibliyografya alanında çalışmalar yapan Katip Çelebi, Osmanlı döneminde yaşamış olan bir aydındır. Hem dünya edebiyatında hem de Türk edebiyatında tanınan Çelebi aynı zamanda oldukça az sayıda olan 17.yy Osmanlı nesir yazarları arasında yerini almaktadır. Katip Çelebi’nin en bilindik eseri Keşf Ez-Zunün’an Esami el-Kutup ve-l Fünun’dur. Bu eserinin dışında Cihannüma adlı coğrafya ansiklopedisi ile de tanınmaktadır. Bu eser İbrahim Müteferrika tarafından basılmıştır.

Hayatı

İstanbul’da dünyaya gelen Katip Çelebi’nin babası Osmanlı Devleti’nde siyaset adamlarının yetiştirildiği Enderun Mektebi’nde eğitim almış olan bir askerdir. Gerçek adı Mustafa bin Abdullah olan Katip Çelebi, babasının konumu ve eğitimi sayesinde eğitim almaya başlamıştır. Aldığı eğitimlerin sonrasında Osmanlı ordusunda katiplik yaptığı için ulema olarak adlandırılan Çelebi aynı zamanda halk arasında Katip olarak nam saldı. Hacca gittiği ve uzman memur olarak Osmanlı’da görev aldığı için Çelebi, Hacı Halife lakabını da almıştır.

Eğitim Hayatı

Mustafa bin Abdullah altı yaşına geldiğinde profesyonel olarak eğitim almaya başlamıştır. İlk eğitimi için Enderun Mektebi eğitimli asker olan babası, İmam İsa Halife El-Kırımi’yi görevlendirmiştir ve İmam İsa el-Kırımi Çelebi’ye Kur’an okumayı öğretmiştir. Daha sonra Katip Çelebi Zekeriyya Ali İbrahim Efendi’den ders almıştır. Kur’an’ı yarısına kadar ezberlemiş ve dönemin geleneği olarak Darülkurra’da okumuştur. Eğitim hayatında erken yaşta başarıya ulaşan Çelebi daha sonra tasrif ve avamil eğitimleri alarak da başarı sağlamıştır. Bu eğitimlerinin yanı sıra Katip Çelebi hattat yazısı alanında da dersler almıştır.

Katip Çelebi Kimdir?

On dört yaşına gelen Katip Çelebi, memur olarak çalışan babasının yanında stajyer memur olarak çalışmaya başlamıştır. Çelebi bu çalışma yılları esnasında uzman memurlardan muhasebe sistemini öğrenmiştir. Aynı zamanda bu dönemde Erkam isimli yazışma kurallarını da öğrenmiştir ve devlet yazışmalarında kullanılmakta olan Siyakat isimli yazıyı da öğrenmiştir.

Çalışma Hayatı

Öğrencilik ve stajyerlik yıllarında elde ettiği deneyimlerle başarı sağlayan Katip Çelebi 1624 yılında çıkan Abaza Mehmet Paşa isyanının bastırılması için hazırlanan orduda Silahdar Alayı olarak görev almıştır ve ordunun defterlerini tutmuştur.  Tercan Seferi’ne katıldığı için babası ile birlikte Kayseri yakınlarındaki Abaza Mehmet Paşa yanlıları ile yapılan savaşa tanıklık etmiştir. Fezleke adlı eserinde de bu sefere dair ayrıntıları ele almıştır.

1630 yılında Katip Çelebi, Hüsrev Paşa’nın maiyetinde Bağdat ve Hamedan seferlerine de katılmıştır. Bu seferlerde ordu tarafından alınan şehirlerin bilgisini Cihannüma ve Fezleke eserlerinde dile getirmiştir. Ordunun Bağdat Kuşatması sırasında da defter tutmuştur. Seferden sonra ise İstanbul’a dönmüş ve Kadızade’nin derslerine katılım göstermiştir. 1633 ve 1635 yılları arasında Halep Seferi sırasında Hac ziyaretini de gerçekleştirmiştir.

Katip Çelebi ordunun savaş ve sefer yapmadığı zamanlarda Halep’te bulunmuş ve buradaki kütüphanelere giderek ileride yazacağı büyük eseri için notlar almaya başlamıştır. Halep dönüşünde de Diyarbakır’da alimlerle görüşmüştür. Daha sonra 4. Murat ile birlikte Revan Seferi’ne katılmıştır. Yaklaşık 10 yıl farklı savaşlarla orduyla birlikte çalıştıktan sonra İstanbul’a dönerek farklı bilimlerle uğraşmıştır. Bu sürede farklı alimlerden ders alarak kendisini geliştirdiği gibi aynı zamanda pek çok öğrenciye de ders vermiştir.

1645 yılında Girit Seferi’ne katılan Katip Çelebi bu dönemde haritaları n da nasıl yapıldığını öğrenmiştir. Bu görevinin de tamamlanmasının ardından devlet bünyesinde çalışmaya son veren Çelebi, devlet bünyesinde çalışmadığı 3 yıllık süre içerisinde öğrencilerine ders vermiş, sıklıkla hastalandığı için de hastalıkların çaresini bulmak amacıyla farklı tıp kitaplarını okumuştur. Katip Çelebi pek çok eserini de devlette çalışmadığı bu süre içerisinde yazmıştır.

Ölümü

Devlet bünyesinde çalışan Katip Çelebi, devletteki görevini bıraktıktan sonra sık sık hastalanmaya başlamıştır ve 1657 yılında vefat etmiştir. Çelebi’nin mezarı İstanbul’un Vefa semtinde bulunmaktadır.

Osmanlı Devleti’ne büyük katkıları olan, iyi huylu oluşuyla, az konuşması ama çok yazmasıyla, başarısıyla, çalışkanlığıyla bilinen Katip Çelebi Arapça ve Farsça dilleri ile birlikte Latince’yi de bilmekteydi. Bu nedenle Osmanlı Devleti’nde büyük önem taşımaktaydı çünkü Katip Çelebi, batı bilimi ve doğu bilimi için sentez yapan bir aydındı. Bu yönüyle Katip Çelebi doğu-batı sentezini yapan ilk Türk bilim adamları arasında yerini almaktadır. Doğumunun 400.yılında 2009 senesinde UNESCO tarafından bu yıl, Katip Çelebi yılı olarak ilan edilmiştir.

Eserleri

Katip Çelebi, Osmanlı Ordusu ile birlikte seferlere, savaşlara katılan ve bu zamanlarda ordunun defterini tutarken aynı zamanda seferler ve savaşlar hakkında ayrıntıları yazıya döken, doğu biliminin ve batı biliminin sentezlenmesine olanak tanıyan Türk bilim adamıdır. Bu nedenle yalnızca Osmanlı için değil dünya için önemli bir isim olarak tanınmaktadır. Yapılan seferlerde olduğu gibi seferlerin olmadığı zamanlarda da çeşitli alimlerden ders alan Katip Çelebi, kütüphaneleri gezmiş ve yazacağı eserler hakkında bilgi toplamaya sürekli üretmeye devam etmiştir. Bu nedenle farklı alanlarda pek çok eseri bulunmaktadır.

Katip Çelebi’nin coğrafya alanında yazdığı eserler; Levamiu’n-nur fi Zulmeti Atlas Minur, Müntehab-ı Bahriye ve herkes tarafından bilinen Cihannüma’dır. Tarih alanındaki eserleri ise; Fezleket Akval el-ahyar fi İlmi el-tarih ve el Ahbar, Tuhfet el-kibar fi Esfari el-Bihar, Takvimü’t Tevarih, Tarih-i Frengi, Revnaku’s-saltana, Düstür-ül Amel li Islahil-l Halel, İrşad-ül Hayafa ila Tarih-ül Yunan ver-Rum ve herkes tarafından bilinen eseri Fezleke’dir.

Ünlü bilim insanı Katip Çelebi bibliyografya, din ve halk bilimi alanlarında da eserler yazmıştır. Çelebi’nin bibliyografya alanında yazdığı eserler; Cami el-Mütun min Cüll el-Fünun, Süllem el-vusul ila Tabakat el-Fühul ve Keş ful-zunün an Asami el-Kutub ve el-Fünun’dur. Din alanında yazdığı eserler; Mizan-ül Hakk fi İhtiyar-il Ehak ve İlham el-Mukaddes Min Feyz el-Akdes’tir. Halk bilimi alanında yazdığı eserler ise; Tuhfetü el-Ahyar fi el-Hikem ve el-Eş’ar, Dürer-i Müntesira vel Gurer-i Münteşira, Tütün Risalesi, Muhammediyye Şerhi, Recmü’r Racim bi’s-sün ve el-Cim, Beyzavi Tefsirinin Şerfi ve Kanunname’dir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir