Piri Reis

Piri Reis, gerçek adı Muhyiddin Piri olan, Osmanlı Dönemi’nde yaşamış kartografi ve denizci bilim insanıdır. Osmanlı Devleti zamanında yaşayan, başarılara imza atan bu önemli bilim insanımız ayrıca dünyada da büyük bir tanınırlığa ulaşmıştır. Çünkü Piri Reis, Amerika’yı gösteren bir Dünya Haritaları kitabının sahibidir. Ayrıca Kitab-ı Bahriye isimli denizcilik kitabı ile de nam salmıştır.

Karamanlı olan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Piri Reis’in ailesi, Osmanlı Hükümdarı 2. Mehmed devrinde verilen bir emir ile İstanbul’a göç etmiş ailelerin arasında yer almaktadır. Bir süre verilen emir doğrultusunda burada yaşayan aile daha sonra Gelibolu’ya gitmiştir. Piri Reis’in babası Karamanlı Hacı Mehmet, amcası ise kendisi gibi ünlü bir denizci olan Kemal Reis’tir.

Denizciliğe Adım Atması

Denizcilik hayatına küçük yaşlarda, denizci amcası Kemal Reis’in yanında başlayan Piri Reis, 1487 ile 1493 yılları arasında amcası ile birlikte Akdeniz üzerinde korsanlık yapmıştır. Bu amaçla da Fransa, Korsika, Sicilya ve Sardinya kıyılarına yapılan akınlara katılmışlardır. Osmanlı Devleti’nden Müslümanların yardım istemesi üzerine denizaşırı sefere katılacak olan donanması bulunmayan Osmanlı Devleti, Kemal Reis aracılığıyla donanmayı İspanya’ya göndermiştir. Bu sefere katılım sağlayan Piri Reis, İspanya’da bulunan Müslümanları Kuzey Afrika’ya taşımıştır.

Osmanlı Donanmasında Görev Alması

Osmanlı hükümdarı 2.Beyazid, Venedik’e gerçekleştireceği sefer için hazırlık aşamasındayken Akdeniz kıyılarında korsanlık faaliyetleri yapan denizcileri Osmanlı Devleti’nin donanmasına katılmaları için çağırmıştır. Bunun üzerine 1494 yılında denizci olan amcası ile birlikte İstanbul’a gelerek 2.Beyazid’in huzuruna çıkan Piri Reis Osmanlı donanmasında resmi olarak görev almaya başlamıştır. Venedik donanmasına karşı verilen deniz kontrolü mücadelesinde Piri Reis, Osmanlı donanmasında gemi komutanı olarak çalışmıştır. Böylelikle ilk defa deniz savaşının kaptanı Piri Reis olmuştur. Yapılan başarılı deniz savunması ve savaşların sonucunda Venedik donanması barış istemiştir. Osmanlı ile Venedik arasında barış antlaşması yapılmıştır. Daha sonra Piri Reis Midlli, Moton, İnebahtı, Navarin. Rodos gibi seferlerde sürekli olarak görev almıştır. Bu seferlerin esnasında Piri Reis gördükleri ile birlikte yaşadığı olayları daha sonradan Kitab-ı Bahriye isimli eserinde kaleme almıştır. Bu açıdan Kitab-ı Bahriye kitabı, dünya denizciliği alanında ilk kılavuz kitap olarak tarihte yerini almıştır.

1511 yılında denizci amcasının yaşamını yitirmesi üzerine Gelibolu’ya taşınan Piri Reis, Barbaros Kardeşler’in yönetimi altında bulunan donanmada pek çok sefere çıkmıştır fakat bu dönemde Gelibolu’da kitabı ile kalıp haritaları üzerinde çalışmıştır. Piri Reis, kendi gözlemleri ile birlikte haritalardan yola çıkarak ilk dünya haritasını 1513 yılında ortaya koymuştur. Piri Reis tarafından ortaya konan bu haritanın büyük değer ev önem görmesinin nedeni; Kristof Kolomb tarafından ortaya konan Amerika haritası içinde yer alan bilgilerin de bulunmasıdır. 1515 yılında, o dönemde bulunan en büyük deniz güçlerinden birisi Barbaros Kardeşler’dir. Barbaros Kardeşler bu dönemde Kuzey Afrika’da çeşitli fetihlere imzasını atmıştır.

Oruç Reis’in kaptanlarından birisi olarak görev alan Piri Reis, Yavuz Sultan Selim’in huzuruna çıktıktan sonra yardım amaçlı olarak verilen iki savaş gemisi ile birlikte dönmüştür. 1516 ile 1517 yılları arasında İstanbul’a gelen Piri Reis yeniden Osmanlı Devleti’nin donanmasına girmiştir ve hizmet vermeye başlamıştır. Bu görevi esnasında Derya Beyi rütbesine sahip olmuştur. Bu rütbe ile Piri Reis Mısır seferinde görev almıştır ev gemi komutanı olmuştur. Bu sefer aracılığıyla Piri Reis donanmasının bir kısmıyla Kahire’ye geçmiştir ve Nil Nehri’ni çizme fırsatına da sahip olmuştur.

Piri Reis Kimdir?

Denizcilik alanında sağladığı başarılar nedeniyle ve İskenderiye’yi ele geçirmesinden dolayı dikkatleri üzerine toplayan ve Osmanlı padişahının beğenisi kazanan Piri Reis, bu sefer sırasında çizmiş olduğu haritayı padişaha sunmuştur.  Günümüzde de bu haritaya ait bir parça bulunmaktadır fakat diğer parçası ise kayıptır. Donanmada görevinden sonra tüm denizcilik yaşamı boyunca tuttuğu notları ev çizdiği haritaları bir kitap olarak toparlamak isteyen Piri Reis Gelibolu’ya gitmiştir. Ve bu notlarını Kitab-ı Bahriye’de toplamıştır.

Büyük fetihlerin gerçekleştiği Osmanlı Devleti dönemi olan Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1523 yılında Piri Reis Rodos Seferi’ne katılmak amacıyla yeniden Osmanlı Devleti’nin donanmasına katılmıştır. 1524 yılında da Pargalı Damat İbrahim Paşa’nın desteğini ve takdirini Mısır seyrindeki kılavuzluğu sayesinde kazanmıştır. 1525 yılında yeniden kitabını gözden geçiren Piri Reis, Kitab-ı Bahriye ismini verdiği eserini Pargalı Damat İbrahim Paşa’nın aracı olmasıyla Kanuni Sultan Süleyman’a sunmuştur. Bu kitaba bakıldığında, Piri Reis’in 1526 yılına kadar olan deneyimleri açıkça görülebilmektedir. Piri Reis daha sonra da ilk yazdığı kitaptan daha fazla içeriğe ve ayrıntıya sahip olan İkinci Dünya Haritası’nı 1528 yılında çizmiştir.

Barbaros Hayrettin Paşa’nın 1533 yılında Kaptan-ı Derya olması üzerine Piri Reis, Derya Sancak Bey’i unvanını yani Tümamiral unvanını almıştır. Daha sonraki yıllarda da Piri Reis güney deniz sularında Osmanlı Devleti’nin donanması için görev almıştır. 1546 yılında Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın yaşamını yitirmesi üzerine Mısır Kaptanlığı’nı yapmıştır ve BASRA Körfezi, umman Denizi, Kızıl Deniz’de çalışmıştır. Dolayısı ile Piri Reis’in idam edilmesinden önceki son görevi; Mısır Kaptanlığı’dır.

Vefatı

Osmanlı Devleti hükümdarlarından Kanuni Sultan Süleyman döneminde Piri Reis sürekli olarak Portekiz ile savaş yapıyordu. Piri Reis’e yaklaşık olarak 80 yaşındayken, Aden’de Arap isyanını bastırdığı için yeni bir görev verilmiştir. Verilen göre; donanma ile birlikte Süveyş’ten Basra’ya gitmesi ve burada bulunan 15.000 askeri ve diğer gemileri alarak Hürmüz Adası’nı ele geçirmekti. Bu amaç ile yanında otuza yakın gemi ile birlikte Hint Okyanusu’na açılan Piri Reis, denizde kendi nüfuzundan neredeyse iki kat olan Portekiz donanması ile karşılaştı fakat bu donanmayı yenmeyi başarmıştır. Bu savaş esnasında kaçarak kurtulan kimi Portekiz gemileri Hürmüz Adası’nda bulunan kaleye sığınmıştır. Daha sonra Hürmüz Adası’na giden Piri Reis, burada kuşatma gerçekleştirse de burada bulunan garnizonun hazırlıklı olması nedeniyle işgal başarısını elde edememiştir ve kuşatmayı kaldırmıştır, yağmalama yapmıştır.

Piri Reis’in yağma yapması kendisini idama götüren neden olmuştur. Basra Valisi olan Ramazanoğlu Kubad Paşa’da yardım istemesi üzerine vali, Piri Reis için tutuklama yapmak ve mallara da el koymak istemiştir. Bu esnada Portekiz donanmasının güçlü bir halde Basra Körfezi’ni kapatmak maksadıyla yola çıktığını öğrenmiştir. Portekiz donanmasının ablukası altına girmek istemeyen Piri Reis, donanması onarım ve bakım altındayken askerleri ile birlikte üç gemisiyle ve ganimetleriyle birlikte Süveyş’te bulunan donanmanın merkez tersanesine dönmüştür. Bu esnada şikayeti Mısır Valisi’ne ulaşmıştır ve tutuklama gerçekleşmiştir.

Mısır valisi tarafından divana ulaştırılan konu ile ilgili olarak Piri Reis’in donanmasını bırakması ve kuşatmayı kaldırması suç sayıldı ve yargılama gerçekleşti. Her ne kadar bakımsız donanma ile denize açılmanın tehlikeye neden olacağını Piri Reis dile getirse de yargılama sonucunda suçlu bulundu ve Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman tarafından verilen bir ferman ile 1553 yılında Kahire’de idam edildi. 80 yaşın üzerindeyken idam edilen Piri Reis terekesine devlet el koymuştur.

Eserleri

Türk ve Osmanlı denizciliğinde oldukça önemli olan ve başarılı işlere imza atan Piri Reis’e ait eserler şunlardır:

  • Hadikat’ül Bahriye
  • Kitab-ı Bahriye
  • Eşkalname
  • Piri Reis Haritası
  • Bilad-ül Aminat

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir